1 Eylül 2015 Salı

HÜSEYİN ESİRGENDEN ŞİİRLER






DEDİM


GÜNEŞİM DEDİM
GECE ETTİN
VARLIĞIM DEDİM
YOKLUK ETTİN

AYIM DEDİM
MUM ETTİN
GÜLÜM DEDİM
DİKEN ETTİN

GÜNDÜZÜM DEDİM
KARANLIK ETTİN
ÇİCEĞİM DEDİM
ÇALI ETTİN

YARİM DEDİM
YABANCI ETTİN
HİZMETKARINIZIM DEDİM
KÖLE ETTİN

HAYATIM DEDİM
CANIMDAN ETTİN
İYİ DEDİM
KÖTÜ ETTİN

BAHARIM DEDİM
KIŞ ETTİN
YOK DEDİM
İFTİRA ETTİN

GÖZÜM DEDİM
AĞMA ETTİN
YAPILIRMI DEDİM
YAKTIN,YIKTIN KÜL ETTİN

CANIM DEDİM
CANSIZ ETTİN
NE! DEDİYSEM DEDİM
SEVMEDİN, SEVEMEDİN

YANLIZIM DEDİM
SENSİZ ETTİN
Yazan : Hüseyin Esirgen
Yayınlayan : Ahmet Esirgen


GÖNÜL ATEŞİ

GÖNÜL ATEŞİNİ SÖNDÜRMEK İSTESENDE
BİLİNC ALTINDA ZAMAN ZAMAN ÇIKAN RÜZGAR
KÖRÜK OLUR YÜREGİNDEKİ ATEŞE

ATEŞ BÜYÜR YANGIN OLUR
BENZİN DÖKMÜŞ GİBİ YÜREGİNE

GÜN OLUR,SEVER İNSAN ANLATAMAZ
DERDİNİ
GÜN OLUR,DÜŞÜNMEDEN FİTURSUZ'CA
HARCAR ELİNDEKİ KIYMETLERİ

GÜN OLUR, DAR GELİR DÜNYA
GÜN OLUR TAKILIR AKLIN
YAŞANANLAR, VERİLEN SÖZLER
VE DİLEKLERE

GÜN OLUR, HÜKMEDER AKLIN;
NEFESİN KESİLİR O'AN
TER BASAR
ÖLEÇEKMİŞ GİBİ
TÜM BEDENİME
H.ESİRGEN
SADECE İÇİMDEN GELEN DUYGULARI YAZDIM
Ahmet Esirgen ve Hüseyin Esirgen

YALNIZLIK

BAZAN; SEVDİ SANIR, SEVGİNİ SUNARSIN
ESARETTEN KURTULUP, BOŞLUKTA UÇARSIN
DESEMDE İNANMA YALNIZLIK ZOR GELİR İNSANA
BAZAN; ÖZGÜRLÜK SANIR
SORUMLULUKTAN KAÇARSIN
YALNIZ İKEN;,YANLIŞ KARAR VERMEKTEN
KORKARSIN
DESEMDE İNANMA YALNIZLIK ZOR GELİR İNSANA
BAZAN İYİ GELİR UNUTMAK BİRANDA
HERŞEYİN İLKİ VAR DEYİP, GÜLMEK İSTERSİN
HALLETTİM SANIP, YAŞAMAK İSTERSİN
DESEMDE İNANMA YALNIZLIK ZOR GELİR İNSANA
BAZAN DEĞİŞMEZ, DEĞİŞEMEZ SANIRSIN
ZAMAN SİLER BÜTÜN GECMİŞİ
YENİ BİR SAYFA ACARSIN AKLINCA
DESEMDE İNANMA YALNIZLIK ZOR GELİR İNSANA
KARAR VERMEK ÖZGÜRLÜKTÜR SANIRSIN
TARTIŞILMAK, ELEŞTİRİLMEK ZORGELSEDE SANA
KAFANA GÖRE YAŞAMAK NE HOŞ DERSİN
DESEMDE İNANMA YALNIZLIK ZOR GELİR İNSANA
BAZAN MERSİNE GEZMEYE GİDERSİN
İŞTE ÖZĞÜRLÜK BUDUR DERSİN
AKLINA GELİR BİR ANDA BİRLİKTELİĞİN
DESEMDE İNANMA YALNIZLIK ZOR GELİR İNSANA
ANNE, BABA, KARDEŞ OLSADA YANINDA
BULUNAMAZKİ HERZAMAN İHTİYACINDA
ELBET KARANLIKLAR, AYDINLANACAK ,BİRGÜN
GELECEĞE YELKEN AÇTIĞINDA
DESEMDE İNANMA YALNIZLIK ZOR GELİR İNSANA
Yayınlayan : A.ESİRGEN
Yazan :H.ESİRGEN

Hayat Devam Ediyor

Atanamayan tüm öğretmen arkadaşlarım, hayattaki tüm zorluklara rağmen  hayat devam ediyor.....

11 Ocak 2012 Çarşamba

ALBERT EİNSTEİN ' DAN SÖZLER

‎"Bazı erkekler kadınları anlamaya çalışır, diğerleri kendilerini daha basit konulara adarlar, örneğin görelilik kuramına."
"Zorluklar Arasında Fırsatlar yatar".
"Matematikçiler, görelik kuramına el attıktan sonra kendi kuramımı tanıyamaz hale geldim".
"A yı hayatta başarı olarak tanımlayalım, o zaman A = X + Y + Z' dir; X çalışmaktır, Y oyundur Z ise çenesini tutmayı bilmektir."
"Fiziği görelilik ilkesine sokmak fikrini rastgele bulmama teşekkürler, siz (ve diğerleri) benim bilimsel yeteneklerimi beni rahatsız edecek kadar çok abartıyorsunuz."
‎"Dehanın 10'da 1'i yetenek 10'da 9'u da çalışmaktır."
"Ancak başkaları için yaşanan bir hayat, yaşamaya değer bir hayattır."
"Eğer gerçeği açıklamak istiyorsan, zarafeti terziye bırak."
"Sağduyu, onsekizine kadar edindiğimiz önyargılar toplamıdır."
"Bir kum tanesinin sırrını çözmeyi başarsaydık, bütün dünyanın sırrını öğrenmiş olurduk."

3 Aralık 2011 Cumartesi

Yaşam Sevgisi

         
         Merhaba arkadaşlar bugün sizlere yaşam sevgisinden bahsetmek istiyorum.Yaşam Sevgisi , insan için çok önemli bir unsurdur.Eğer insan bu sevgiyi iyi benimserse hayata hep olumlu bakmayı alışkanlık haline getireceğine inanıyorum.Yaşam Sevgisi , insanın hayatında büyük bir önem taşır esasında , insanın hayatında doğumdan başlayıp ölüme kadar olan yaşanılacak olan aşamalarda  ve bu aşamalarda hayatın insanın karşısına getirdiği her türlü engelde  bu engellerin çözümü için gereken yöntemlerinden biri olan  Yaşam Sevgisi insana çok yardımcı olur.

      Yaşam Sevgisi , sağlık yönünden de etkili olan unsurlardan biridir.Örneğin yaşlı insanları ele alırsak bu insanlar çoğunlukla vücutlarının büyük bir bölümü çökmüş durumda olur bunun için doktorlara giderek birçok ilaç alımına başlamaktadır.Eğer bu ilaçları almazlarsa ölüm döşeğine gelmektedirler.Örneğin kanser gibi hastalığa  
yakalanma riskleri çok yüksek oluyor.Kanser olan hastalara doktorların tavsiyesi genelde 'Allah tan umut kesilmez ' denir.Tabii kide bu doğru ama bu hastalara en büyük ihtiyacı " Yaşam Sevgisi " dir.Sanatçılarımızdan bazıları kanser hastalığını yaşamıştır.İster yaşlı olsun ister genç " Yaşam Sevgisi " ile bu lanet hastalığı yenmeyi başarmıştır.Yaşama küsen bir insan bu hastalığı yenmesi neredeyse imkansızdır.Ancak  Yaşama umutla dolu gözlerle , hayatta ne olursa olsun yaşama mutlu gözlerle bakmak , hayatı severlerse bu imkansızlığı aşabilirler.

     Yaşam Sevgisi , sadece yaşlılar için değil gençler içinde aynı işlevi taşıyan bir unsurdur .Misal üniversiteleri gençleri ele alırsak , ben de bir üniversiteli olduğum için , size kendimden örnek vermek istiyorum.Bizim üniversitede ezbere dayalı bir eğitim yöntemi uygulanmaktadır.Bu sistemde öğrencilerin en büyük şikayeti sınavlarda tabii kide ezbere dayalı soruların sorulmasıdır.Bunun sonucunda ise öğretmenler  ezber yapmaktan öğrencileri  hayattan bezdirmiştir.Bu da Yaşam Sevgisini öğrenciden uzaklaştırmak demektir.Ben bir öğretmen adayı olarak bu eğitim yöntemini kınıyorum.Öğrenci tam tersine yaşama her zaman olumlu bakış açısıyla bakabilmelidir ki sınavlar da daha başarılı olsun.Esasında eğer insan gençlik döneminde yaşam sevgisini alışkanlık haline getirirse , bu sonra ki hayatında devam edecektir.Yaşlılık döneminde de devam edecektir.Arkadaşlar bugün söyleyeceklerim bu kadar görüşmek dileğiyle.........

     

20 Ekim 2011 Perşembe

Aşk

       Arkadaşlar bugün size aşktan söz etmek istiyorum.Aşk,bir suya benzer çok dikkatli içmeniz gerekir.Genzinize kaçabilir , sonucunda ölüme yol açabilir.Aşk öyle bir konudur ki çok zarif bir konudur aslında aynı bir insandaki kılcal damarlar kadar zarif çok incitirseniz kopup kanayabilecek kadar çok zarif ve çok basit gibi görünen ama aslında çok karmaşık bir yapısı olduğunu söyleyebilirim arkadaşlar.Size bir başka benzetme yapmak istersem aşk aynı bir beynin yapısına benzer.Bir beynin yapısına uzaktan bakmayı deneyin birde yakından bakmayı tavsiye ederim yakından bakınca çok karmaşık , uzaktan bakınca ise insanın gözüne çok basit bir yapı şeklinde görünür , aynı aşkda böyledir.Uzaktan bakınca çok basit bir şey görünür insana ama yaşadığınız zaman yani ona yakın olduğunuz zaman çok daha karmaşık olduğunu göreceksiniz.


     Aşk , bir deniz gibidir hani bir denize bakış atarsınız bu attığınız bakış öyle bir bakıştır ki denizin en uzağına baktıkça ve siz bakarken dalga sesleri gelirken size ruhsal ve piskolojik olarak bir rahatlık verir.Denizde yüzmek istersiniz yüzdükçe daha çok yüzmek isteyesiniz gelir içinizden daha uzaklara gittikçe sizi hem ruhsal hemde fiziksel olarak  alır bir yerlere götürür.Siz denizin belli bir bölgede yüzdüğünüzü zannedersiniz ama deniz sizi alır bir yerlere götürür.Siz bu götürmelere engel olamazsınız siz de ona bağımlı olduğunuz siz de sürüklenmek zorunasınızdır. Bu yaşadığınız öyle bir  şeydirki bunu yaşamayı kendinizden alıkoyamazsınız yaşadıkça yaşayasınız gelir . Siz bunları yaşarken hani bazen çok sevdiğiniz bir işi yaparken zamanın nasıl geçtiğini farkedemezsiniz siz de bunları yaşarken zaman bir bakmışsınız su gibi akıp geçmiş , aşk da böyledir aslında uzaktan baktığınızda bir mutluluk doğar insanın içinde ama eğer aşkı yaşadığınız zaman ise daha çok mutlu olursunuz tabii bu söylediğimi hakkıyla yaşarsanız....



12 Ekim 2011 Çarşamba

Öğretmenlik Mesleği


   
      Merhaba arkadaşlar bugün sizlere öğretmenlik mesleği ' nden bahsedeceğim.Sizce öğretmenlik diyince aklınıza ne gibi düşünceler geliyor.Mustafa Kemal Atatürk ' ün bir sözü vardır onu çok severim."Herkes mühendis , doktor , hemşire , işçi , sanatçı , mimar vb. olabilir ama herkes öğretmen olamaz." Bu sözü bir böte öğrencisi olduğumu düşündüğünüz için sevdiğimi düşünebilirsiniz.Ama ben öğretmenliği kazanmadan öncede öğretmenliğin böyle yüce bir meslek olduğunu biliyordum ve öğretmenliğe karşı bir içimde  sevgi oluştu.Daha önce size matematiği sevdiğimden bahsetmiştim.Lisede öyle bir matematik aşkıyla arkadaşlarıma ders anlatıyordum ki ders anlattıkça öğretmenliği bilgi alışverişini bilgi paylaşmayı daha da sevmeye başladım.Öğretmenlik öyle bir meslekki yaptığın işini daha çok sevmek için işini severek işine sevgini katmalısın , esasında bu bütün işler için geçerlidir.Ama öğretmenlikte öğrencilerinin sevgilerini kazanmak diğer işlerde işine sevgiyi katmak tan çok daha farklı bir duygudur.Bir öğretmen için sevgiyle öğrencisine ders anlattıktan sonra öğrencilerinin sevgisini kazanmak gibi bir mutluluk yoktur.Çünkü bu mutluluk paha biçilmez.Diğer mesleklerde bilmiyorum o mutluluk farklı bir şekli alır ama asla bu mutluluk kadar değerli ve büyük olamaz.Sonuçta mühendiside , doktoruda eğiten yetiştiren öğretmenlerdir.


    Eğer bir öğretmen sırf maaşını almak için öğrencileri iyi eğitemiyorsa sonra da soranlara ben öğretmenim diyorsa ona söylenecek bir laf yoktur.O kişinin yaptığı öğretmenlik değil hemen dersi bitiriyimde paramı alıyım düşüncesinde olan bir paracı kişiliğnde olan insandır dicem ama neyse hayatta herşey para demek değildir helede bir eğitim fakültesini bitirmiş bir kişi yani atanmış bir öğretmen kimliğine sahip bir kişi bunu bilmesi gerekir.Bir öğretmenin tek amacı geleceğin mühendisini geleceğin doktorunu ve hatta geleceğin öğretmenini en iyi şekilde eğitmektir.Bilgiyi en iyi şekilde aktarma işlemini gerçekleştirme işini amaçlaması gerekir.Öğretmen işini çabuk yapamalıyım diye de düşünmemeli.Sonuçta eğitimin tanımın da şunlar vardı istendik insan davranışlarının değişim sürecini ele alır.Burda uzun bir süreçten bahsediyoruz öğrenme öyle kısa sürede gerçekleşen bir davranış değiştirme süreci değildir.Onun için öğrencinin öğrenmesi için acele edilmemelidir.Bilgiyi beyne ağır ağır sindire sindire aktarılmalıdır.Öğrenmenin tanımında da kişinin davranışlarında olan kalıcı izli bir değişmedir.Evet arkadaşlar benden bugünlük bu kadar.......


 

Öz Geçmişim



      Arkadaşlar ben burda kendimden bahseteceğim.Ben  mersin doğumluyum.12 Haziran 1992 doğumluyum.Mersinin pozcu ilçesinde sağlık mahallesinde esirgen adlı bir apartmanda doğdum arkadaşlar apartmanda derken yanlışanlamayın tabiikide hastanede doğdum.Benim okul hayatım çok başarılı bir okul hayatım vardır.İlköğretim , ortaöğretim ve lise dönemlerinde en başarılısı lise hayatı oldu.İlk olarak mersin ' in pozcu ilçesinde aliye pozcu ilköğretim okulunda okul eğitimime başladım.Benim en başarılı olduğum ders genelde matematik olmuştur.Bu na sadece bir başarı denemez aslında matematik benim için bir sanattır.Ben matematiği bazen çok dertli olduğumda çözdüğümde beni rahatlatıyor.Matematik benim için çok başka bir şeydi hala öyle ama buna karşılık sözeli pek sevmiyodum doğal olarak esasında bu blog u açmadaki bir başka amacımda kendimde sözel gelişimi görebilmek çünkü bazen bende öyle kelimeler kullanıyorum ki ben bile şaşırıyorum.Bir de öğretmen adayı olarak konuşmamı geliştirmek zorundayım.Neyse aliye pozcu ilköğretim okulunda 6 yıl okuduktan sonra mersinde başka bir okula geçtim .Cumhuriyet ilköğretim okuluna geçtim.Orda 1 yıl okuduktan sonra babamın kastamonuya tahini çıktı .Kastamonuda ortaokul 8.sınıfı Özel bir okulda geçirdikten sonra oks sınavına girdim.Çok çalışmama rağmen Kastamonun tosya diye bir ilçesinde anadolu ve ticaret meslek lisesini kazandım.Benim asıl amacım anadolu lisesiydi ancak olmadı çok çalıştım ama ben hayırlısı böyleymiş dedim.Hayatta hiçbir şey için canınızın sıkılmasına değmez esasında hayat bir kelebek gibidir , 3 günlük dünya diyorlar ama  ben daha çok hayatı kelebeğe benzetmeyi daha uygun buluyorum çünkü hayat çok kısa okadar kısa ki bence 3 gün bile değil .Ne olursa olsun hayat devam ediyor.Bence sizde öyle yapın hayatta ne olursa olsun olumlu tarafından bakmaya çalışın.Olumlu yönden bakmak insana başka bir rahatlık veriyor.

       
              Arkadaşlar benim daha öncede dediğim gibi en başarılı hayatım lise hayatımdı.Lise hayatımda lise 1 i kastamonun tosya ilçesinde okuduktan sonra merkezdeki anadolu ticaret meslek lisesine geldim.Kastamonu  da güzel günlerim oldu tavsiye ederim arkadaşlar kastamonuya gitmelisiniz.Çok küçük şirin bir şehir ama insanları gerçekten çok dürüst çok iyi insanlarıdır.lisenin 2 yılınıda kastamonu anadolu ticaret meslek lisesinde okuduktan sonra babamın tahini niğdeye çıktı bu arada babam niğde doğumlu mersinlidir babam makine mühendisi annem ise niğdelidir ayrı zamanda niğde toki ilköğretim okulunda bir sınıf öğretmenidir.Annem çok iyi bir öğretmendir.Bir öğretmen adayı olarak ondan çok şey öğrenmem gerektiğini düşünüyorum.Son olarak niğdeye geldikten sonra niğde anadolu ticaret meslek lisesinde lise hayatıma devam etmeye çalıştım neden devam etmeye çalıştım diye sorarsanız anlatmakta olduğum gibi çok ikahmet değiştirdiğim için alışma problemim vardı ama o kadar çok yer değiştirdim ki artık alışma problemim yok.Niğdede lise 3 ün 2.dönemini ve son seneyi okuduktan sonra okul 1.liğiyle mevzun oldum.Ama bilgisayara  dair en çok şeyi uygulama üzerine en çok şeyi niğde anadolu ticaret meslek lisesinde öğrendim.Hep ondan sonra kendimi geliştirmeyi düşündüm ama sürekli bir takip etme söz konusuydu.Ben lisede bilgisayarın web tasarım bölümündeydim.Eğer lisede böye bir bölümdeyseniz ister istemez internetle ve bilgisayarla iç içe olmak zorundasınız.Liseden mevzun olduktan sonra üniversite sınavına girerek sakarya üniversitesi bilgisayar öğretim ve teknolojileri bölğmüne okul 1.liği kontejanından yerleştim.Şu anda sakaryanın hendek ilçesinde eğitim fakültesinde bilgisayar öğretmenliği okuyorum.Öz geçmişim burda son buluyor arkadaşlar benden bu kadar.

9 Ekim 2011 Pazar

İlkler

               Merhaba benim adım ahmet esirgen.İlk defa bir blog açtım .Bu benim internetle ilgili ilk adımım olabilir.Bu bloğ u açmakta temel amacım kendimi her yönden geliştirmek , internetle iç içe olmak İnternetle ilgili daha değişik şeyler denemek istedim daha gelişmeye dönük bir şey yapmak istediğim için internette blog açmayla internete dönük adımlarımdan ilk adımımı attım.Ben bir üniversite öğrencisiyim.Sakarya Üniversitesi  Bilgisayar Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği Bölümünde okuyorum.Kendi bölümüm gereği kendimi geliştirmek zorundayım.Bizim zaten atamalar malum durmuş durumda kendimi riske atmamak için kendimi geliştirmek için blog açmaya karar verdim.
             
              Bu blog açmanın avantajları hayat içinde olsun , sosyallik olsun kişinin her yönden konuşmasını hem teknolojik olarak hemde konuşma stili yönünden etkiliyor.Eğer üniversite öğrencisiyseniz sosyal olmak , bir sohbet ortamında arkadaşlarınızla konuşma çok önemlidir.Hele de eğitim fakültesinde okuyorsanız bir öğretmen adayı olarak da kendimi geliştireceğim önemli bir konu olduğunu düşünüyorum blog açmanın.Bir böte öğrencisi olarak internetteki gelişmeleride takip etmek zorundayım ve bu blog bu konudaki amacımda çok iyi bir adım olacağını düşünüyorum...Şimdilik benden bu kadar....